24.12.14

Hello Mr. Snowman!

happy new year


Kağıtları kesip yeniden şekil vermeye, yeni şeyler üretmeye bayılıyorum. Bu tatlı kardan adamı yaparken de çok keyif aldım. Bana gülerken gördükçe ben de ona gülümsüyorum :)
Bir kaç tane daha yapmalıyım sanırım, sevdiklerim için!

NOT: Buradan kalıpları ve yapılışını bulabilirsiniz. Bloga göz atmayı da unutmayın, çok yaratıcı fikirler var ;)

------------------------------------------------------------

I love cutting papers to re-shape and creating new things.  I got too much fun with making these sweet snowman. When I see it's smiling to me, I smile to him :)
I should do a few more, I think, for my loved ones!

NOTE: Here you can find the patterns and construction. Do not forget to browse the blog, there are many creative ideas ;)

23.12.14

Happy New Year!

happy new year
Hi! Little Tree

Pinterest ne kadar muhteşem bir yer değil mi?? Özellikle kelime ile arama gibi bir özelliği var ya bayılıyorum. Bir anda her şey karşına çıkıyor :) Her neyse bugün yılbaşı için ne yapsam diye düşünürken takıldım pintereste ama insanın ayrılası gelmiyor ki arkadaş :) Bu minik ağacı da orada keşfettim, minik (mintracık) şeyleri severim!

---------------------------------------------------

Isn't Pinterest an amazing place, is it?? Especially with word search feature which love it. In a moment, everything comes to you :) Anyway, today I said in pinteres "What shall I do for Christmas?" 
I discovered there was also this little tree, tiny (it's mean in Turkish is 'mintracık') 


cafenoHut

Yeni yılın en güzel tarafı tabi ki hediyeler =)
Klasik hediye anlayışından sıkıldıysanız bir kutu tarçınlı mis gibi kurabiye yapın! 
Bence harika bir fikir, şahsen evdekilere yapmayı planlıyorum. Mis gibi el emeği yoksa dükkan dükkan gezip hediye almaktan kim yorulur ki =)

-------------------------------------------------
Of course, the best part of the new year is having gifts =)
Make a box of cinnamon cookies if you've tired of the classic concept of new year gifts!
I think it's a great idea, I'm planning to do personally at home. And absolutely it's not interested with dislike shopping =)

happy new year
Have a Christmas tree!

4.11.14

Mükemmel Sonbahar - Perfect Fall


fall

Mevsimlerin değişmesi ruhen ve bedenen benim de değişmeme sebep oluyor. Havalar soğudukça eve düşkünlüğüm artıyor, sürekli oturup yemek, pasta ve kek yapmak istiyorum. Elimde kahvem (içmesem de kokusu yeter :) evin içinde dolaşıp durayım, arkadaşlar, misafirler, tanıdıklar gelip gitsin; sohbet, muhabbet edelim. Etrafımıza sevgi yayalım, sevgimizle ısınalım... En önemlisi de bu resimdeki gibi aşk dolu geçsin bu sonbahar <3

-----------------------------------------------------

The changing of seasons changes my mind and body as well. I strictly want to stay home and make cakes and cookies when weather cools. Also I wanna roam at the house with my coffee in my hand -I'm also enough of its smell- friends, guests, acquaintances come and chat. Our love's spread around us, warm up with our love ... Most importantly, this fall filled with love like this picture.


fall

Sonbaharın renkleri bence kahverengi, kırmızı ve yeşil, kokusu da elma, tarçın ve vanilya:)
Mesela geçen pazar günü yaptığım apple pie yazın olsaydı bu kadar haz alamazdım. Elma ve tarçın yakışıyor bu mevsime. Yarın da bal kabağı tatlısı yapacağım ki balkabağının tadı da tam bu bu mevsimde çıkar :) Düşününce her meyve-sebze kendi mevsiminde güzel, mevsiminde yediğin zaman daha bir tatlı daha bir çekici değil mi?

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

I think the colors of autumn are brown, red and green, the smells are apple, cinnamon and vanilla :) 
For example, last sunday I made apple pie, if I did it at the summer, I could not take pleasure like that day. Apples and cinnamon suit this season. Tomorrow I will make pumpkin dessert that tasted exactly in this season :) When I think, I understand that, all fruits and vegetables are good and taste well when you eat in its season, isn't it?


fall

Şu manzaranın güzelliğine bakar mısınız? Parkta, bahçede ve ormanda gezmek de bu havalara çok yakışıyor :) Yürürken yaprakların çıkardığı ses, hafif yağmur ve toprak kokusu, bir de sevdiklerin varsa kilometrelerce yürünmez mi?

Bol tarçınlı, yürüyüşlü ve öpücüklü günler...

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Could you see the beauty of that view? Walking at the park, forest and garden also is fit very well with this weather :) The noise made by leaf when walking, a little smell of rain and soil, also loving one can't you walk for miles? 

The days with plenty of cinnamon, walk and kiss...



19.9.14

Hadi o zaman! - Escape

escape

Sizin de sohbetlerinizde yer alır mı bilmem ama kardeşimle yıllardır tartışıp hayaller kurduğumuz bir konu var, köye, ormana, dağa yerleşmek!

Canımız sıkılınca başlarız şöyle bir evimiz olsa meyveler sebzeler eksek, tarlada çalışsak, hayvanlarımız olsa, her şeyimizi kendimiz yapsak, paraya hiç ihtiyacımız olmasa...
Düşünüyorum beni bu hayalden alıkoyan ne? Galiba en büyük eksiğim cesaret! İşten güçten falan değil ne yazık ki ben insanlardan korkuyorum. Hatırlarsanız "Pippa Bacca (Barış Gelini)" Milano'dan İstanbul'a kadar barış için otostopla geldi ama ne yazık ki barışı götüremedi, öldürüldü. Evet ülkemizde kadın olmak zor bir de düşünün dağ başında iki kadın olmayı! Neyse aslında beni heyecanlandıran bir yazı paylaşmak istiyordum giriş biraz üzücü oldu maalesef.

Az önce okuduğum bu yazı ve resimlere bayıldım. Keşke dedim orada olabilsem!  Danila Tkachenko Rus bir fotoğrafçı ve diyor ki; 

“Ya faydacı ve güçlü olmak zorundasınız ya da dışlanmış ve deli olacaksınız.”

Seçim sizin!!

escape

I don't know have you ever talked but I always discuss and dream about establishing the village, the forest, the mountains with my sister! 

We begin to think having fruits, vegetables, animals, working in the field, even if we do everything ourselves and also do not need any money...
What that prevent me from this dream? I think I'm missing the dare! That's not from the working hard, unfortunately, I'm afraid of people. If you remember "Pippa Bacca (Peace Bride)" hitchhiking from Milan to Istanbul for peace, but unfortunately failed to bring peace, was killed. Yes, it's hard to being a woman in our country consider to be two women mountain tops! Anyway, I wanted to share an article that actually excites me the entrance was a bit sad, unfortunately. 

I just read this article and I love the pictures. I said I could be there! Danila Tkachenko -a Russian photographer says; 

"You have to be pragmatic and powerful or marginalized, and you'll be mad." 

The choice is yours !!

12.9.14

Pollyanna


Yaz nasıl geçti anlamadım?? Sizce de çok çabuk bitmedi mi? Bu arada ne mi yaptım, baya eğlendim aslında; evde oturup keyfime baktım, bol bol pasta börek yaptım ve tabi ki afiyetle yedim, pikniklere gidip stres attım, cafe cafe dolaştım, biraz yüzdüm bronzlaştım, diş ameliyatı oldum, ev taşıdım, ev temizledim...

Ne olursa olsun en sevdiğim mevsim yaz!! Tiril tiril elbiseler, rahat sandaletler, saçlarda bi deniz kokusu, çikolata gibi ten daha ne olsun! 

Maalesef yazın da sonuna geldik. Ankara'da olunca akşamlar soğumaya başladı bile. Dün akşam için kalın pijamalarımı çıkarırken içimi bir kasvet kapladı. Yine karanlık, yağmurlu, soğuk günler kapımıza dayandı oldu...

Evet kışı pek sevmiyorum ama biraz Pollyannaca gelse de düşünüyorum ki belki kış olmasa yazı bu kadar sevmezdim? Belki değil mutlak :) 

Hepinize yazın son ışıklı günleri için bol bol huzur ve mutluluk diliyorum.

--

I do not understand how was your summer ?? Isn't this summer finish too quickly? What did I do in the meantime, actually pretty fun; stay at home and enjoy myself, made cakes​​, and of course ate them, went for lots of picnic, visited cafe's, swam a little, tan, had a dental surgery, moved home and cleaned... 

No matter what my favorite season is of course summer!! Flyaway dresses, casual sandals, hair smells of the sea, chocolate like skin, what else! 

Unfortunately, we came to the end of summer. In Ankara, unfortunately the evening started to cool. Yesterday evening while search for my thick pajamas, inside was covered with a gloom. Still dark, rainy, cold days knocked our door ... 

Yeah, I do not like winter, but I think that even if a bit of Pollyanna, maybe not winter so I did not like summer? Not maybe but absolutely :) 

I wish all of you peace and happiness for the end of perfect summer days :)



18.8.14

Me Gustó - Bunu Sevdim


snow-dog
Is there still snow on my face?
Üniversite 3. sınıfta bi heves ispanyolca kursuna başladım ve dilin akıcılığı, tınısı beni benden aldı. "Me Gustó" da ispanyolcada bunu sevdim anlamına geliyor. İşte bu tatlı köpeğin yüzündeki ifadeyi sevdim. 
--
I started spanish language course at 3rd class of university and the fluency of language took me away. "Me Gustó" means I liked. So I liked the expression on the faces of these sweet dogs.

Wanna a fig?
İncir olduğunu tahmin ettiğim bu minnak ağacı sevdim, hele o sepete bayıldım.
--
I guess that this tiny fig tree liked, especially love that basket. 

white-dress
Azıcık daha uzun mu olmalı?
Bu elbisenin kollarını ve üst kısmına bayıldım ama eteği biraz fazla kısa geldi. Zaten şort mu etek mi anlamadım ama etek olmasını tercih ederim :)
--
I liked the upper part and the arms of this dress, but I think it should be a bit long. Already I couldn't understand that it is a shorts or a skirt, but I prefer skirts :)


12.8.14

Bikini Diyetim

bikini diyeti

Kilo almaya müsait bünyem sağolsun Nasıl? Neden? diye hiçç sormaz hemen şişer göbeğim! Sonuç olarak tartıda 62 görünce bir panik, ağlama, kendine kızma faslından sonra diyetisyen yolu tutulur. 
Kadının 2-3 cümlesinden sonra "eee tamam da ben bunları zaten biliyorum kii...

Eski ders notları açılır, makaleler okunur, internetten de biraz araştırma yapılıp doktorun yoluna düşülür. Kan, hormon zart zurt analizleri sonucu herhangi bir sıkıntı olmadığı görülünce Bikini Diyetine başlanır!

Arada yapıp hiç de pişman olmadığım kaçamaklar (genelde 1 hafta süren) ile yaklaşık 3 ayda 62'den 54 kiloya düşmüşüm! 8 kiloya el salla :)

İşlem gayet basit ilk adım "Love of Cardio" yazımda gizli devamında bu artık hafif gelmeye başlayınca "Bikini Giymek Bu Kadar Kolay" gelsin ama benim için en önemlisi "Squats are a girl's best friend" Gün boyu hiç bir hareket yapmasam da squat canım ciğerim ondan vazgeçemem!!

Ne yedik Ne içtik?

Normalde ne yiyorsan o işte sadece normal(!) porsiyonda. 3-5 kişinin yiyeceğini yemeyeceksin bu kadar!! 

Ayrıca ben uzunnn yıllardır cips, kola, gazlı içecek ve kızartma tüketmiyorum. 6-7 aydır da meyve nektarı içmiyorum. Tabii alkol alımına da dikkat etmek gerekiyor zira kendisi yüksek ölçüde yağ depolayıcı etkiye sahip!

Gün boyunca en az 2,5 lt suu!! Susuzluk şişmanlatır yahu!

Canım ciğerim esansiyel yağlarımı mutlaka tüketiyorum. Özellikle zeytinyağı vazgeçilmezim ilave olarak ceviz yağı, çörekotu yağı da kullanıyorum.

Yarım yağlı süt, yoğurt ve peynirsiz günümün geçmesine izin vermiyorum. Kendimi çok yorgun ve bitkin hissedersem kefir içip anında dinçleşiyorum. 

En az haftada bir porsiyon mevsimine göre balık tüketiyorum. Fırında kağıda sararak pişirmeye özen gösteriyorum ki omegalar bana kalsın.

Çok da çaba sarf etmeye gerek yok aslında çünkü Türk mutfağı oldukça sağlıklı. Beni en zorlayan kısım ise az yemek oldu :( 

Tabi ki durmak yok yola devamm!! Şimdi hedefimiz daha güzel karın kasları, biraz daha kilo vermek ve iç bacağı toparlamak. Hadi bakalım kolay gelsinn!!

bikini diyet


Önemli Not: Kendi deneyimlerimi burada paylaşmak ve kendi kendimi motive etmek adına yazılan bu posttaki bilgiler herkes için uygun olmayabilir!
Sevgilerle..






Yirmi Yaş Diş Ameliyatı - Dental Surgery

20lik diş
Çok da zor değilmiş yaeea!!
Yaklaşık 3 yıldır dişlerimden yana o kadar dertliyim ki...

O kadar bakım, diş ipi, fırçalama nereye gidiyor acaba çok merak ediyorum?? Bazıları günde 1 kere fırçalar ama o diş nedir ya inci gibi parlar. Fakat benimkiler resmen bana inat olsun diye sürekli dert çıkarmaya hazır bekliyorlar. En son maceramız da yirmi yaş diş ameliyatı oldu. Umarım son olur ama nerdee!! Ameliyata girmeden önce çok endişeliydim ve açıkçası 3,5 atıyordum korkudan meğer olay bambaşkaymış. 

O malum koltuğa oturuldu, iğneler yapıldı, o arada doktorum bir şeyler söyledi, sol alt ve üst normal çekim, sağ alt ise ameliyatla alındı. Ben o kadar rahattım ki doktorumla yarım yamalak muhabbet bile ettik sayılır. O sordu ben hıhıı yada ıııhh diye cevap verdim :) Allah herkese bu kadar yakışıklı, ilgili ve işinin ehli bir doktor nasip etmiyor tabii :) 
Gayet mutlu bir şekilde çıktım, ilaçları kullandığım sürece aşırı ağrı falan da çekmedim. Fakat bugün 5. günüm ve hala doğru düzgün yemek yiyemiyorum. Şu an bile o kadar açım ki !! Bir şeyleri ısırarak yemeyi çok özledim. Varsa yoksa çorba, püre, yoğurt...  Benim gibi boğazına düşkün biri için resmen cehennem azabı. Evde herkes şapır şupur ısıra ısıra şeftali yiyor, çikolata yiyor, domates, salatalık... Ben ise çorbayı pipetle içiyorum :(

Velhasıl ameliyat, ağrı, acı değil de bu yemek yiyememek çok zormuş gerçekten!

Bu arada ameliyattan sonraki gün dişlerimi fırçalamaya, gargara kullanmaya başladım. Öğrendiğim kadarıyla iyi bakım-temizlik yapılmazsa dikiş atılan yerlerde iltihap oluşuyormuş. Evlerden ırak çok sancılı ve uzun bir süreçmiş!

yirmi yaş ameliyatı
Ooo! Alırım bi dal

I had a dental surgery about five days later. I was so worried and scared before the surgery because I have never experienced anything about it but the surgery was so easy and I didn't feel anything -normally :)  So suprising for me! 

After the surgery also i was very comforty except eating. And the hard days... I mean I am not a glutton but I really love eating and after surgery it is just soup (with pipette) and juice... too bad for me. I miss bite peach, tomato, chocolate, I miss chew something! 

In short, the surgery isn't a problem, pain isn't a problem but eating something is a real PROBLEM! 

15.7.14

Nötron Bombası Aşkına

aziz nesin

Dün Aziz Nesin'e ait "Yüz Liraya Bir Deli" kitabını okudum yatmadan önce. Kitaptaki bir makaleyi -Nötron bombası uygarlığı kurtaracaktır- uyuyana kadar da kafamda döndürüp durdum. Yine kitapta yazdığına göre yayınlandığı zaman da baya bir sükse yapan bu makale gerçek bir kara mizah ürünü. Kara mizahtaki inceliği, ironiyi kavramak bazen hiç de kolay değildir. Aziz Nesin'in de başına da aynı durum gelmiş. Birçok yazar ve eleştirmen onu yerden yere vurup: "Nasıl olur da Aziz Nesin nötron bombasını savunur?" Bu kara mizahtan bazı kısımlar;

"Birinci, arkadan ikinci Dünya Savaşı'nın korkunç sonuçlarından çok büyük ders alındı. Bu iki dünya savaşı sonunda görüldi ki, uygarlığın büyük yapıtları olan tarihsel anıtlar, büyük yapılar, tapınaklar, köprüler, uygarlığımıza onur veren müzeler teknik ilerlemenin hem ürünü hem de üreticisi olan fabrikalar, bütün okul ve üniversite yapıtları, uygarlığın bütün tarihsel belgelerini koruyan kitaplıklar ve bütün büyük kentler yakılıp yıkılıp yok ediliyor. Bu yakılıp yıkılıp yok edilen şeyler, uygarlığın ta kendisiydi.
Gerek Birinci ve gerek İkinci Dünya Savaşı'nda yıkılıp yok edilen bu uygarlık yapıtlarının onarılması, eski biçimine sokulması, yeniden yapılması çok zor ve pahalı olmuştu.
İşte bu yanıtlamak için çok çalışıldı, çok araştırmalar yapıldı. Öyle bir silah yapılmalıydı ki, düşmanı öldürsün, ama taşa, betona, toprağa, demire, çimentoya zarar vermesin. Öyle ya, hiçkimse, betona, demire, taşa düşman değildi. Uygarlığın yapıtlarını oluşturan, zavallı taşın, betonun, demirin, tahtanın ne suçu günahı vardı ki yıkılıp yakılıp yok edilsinler!.. Bütün bu çalışmalar ve araştırmalar sonunda buluna buluna nötron bombası buluşu başarıldı. Görülüyor ki, nötron bombası, uygarlığı koruyup kurtaracak olan bir silahtır ve yaşadığımız çağın en büyük mucizesidir. Düşünebiliyor musunuz ki, -tasarlamak bile zor- uygarlık yapıtları olan yapıların bütün girinti ve çıkıntılarına dek sızacak ve buralardaki bütün canlıları yok edecek olan bir nötron bombası, o yapıların badanalarına, kapı ve pencerelerin boyalarına, yerdeki halılara, perdelerin dantelalarına, aynaların yaldızlı çerçevelerine, duvar kağıtlarına, mobilyaların cilasına dek hiçbir maddesine zarar vermeyecek, pencere camları bile zangırdamayacaktır. Bundan daha insani ve uygar bir silah düşünülebilir mi?..." 

"...Kimileri, çağımızın en büyük mucizesi ve bütün uygarlığımızı kurtaracak nötron bombasının, insanları öldürdüğü için, kullanılmasına karşı gelmektedir. Şunu unutuyorlar: Hem insanları öldürmeyecek, hem de yapıları yıkıp yok etmeyecek bomba başka ne... işe yarayacaktır? Bir bombayla, haşereleri öldürücü ilaç pompalarını birbirine karıştırıyorlar: Nötron bombası sinek pompası değildir.
Her iki dünya savaşında ölen insan sayısı aşağı yukarı altmış milyon kadardır. O altmış milyon insan ölmemiş olsaydı, otuz şunca yıldanberi üreyerek artacaklar ve bugün enaz ikiyüz milyon olacaklardı. Zaten sığışamadığımız, bize bile dar gelen dünyamıza ikiyüz milyon insan daha eklerseniz, dünyamız büsbütün yaşanılmaz olurdu..."

"...Bilindiği gibi, dünya pazarında fiyat düşürmemek için, gereksinilenden çok üretilen tahıl, patates, kahve gibi tarımsal ürünler denize dökülerek yada yakılarak yok edilmektedir. Bu yüzdendir ki, tarımsal planlamada, kimi çiftçilere o yıl, örneğin tarlalarına buğday  ekmemeleri karşılığında, sanki buğday ekip ürün almışlar gibi, ekilmemiş buğdayların parası ödenmektedir. Dünya pazarında fiyat kırmamak için yok edilen patates, tahıl, kahve vb. tarımsal ürünlerin yakılarak yok edilmesi gibi, dünya gereksiniminden fazla bulunan insanları yok etmek, çok aleyhimize propogandalara neden olacağından doğru değildir. Bu yüzden, insanların sayıları savaşlarda doğal biçimde azaltılarak dünya nüfusunu dengede tutmak en akılcı ve yerinde bir önlemdir..."

"...Nötron bombasına karşı olanların ne istediklerini anlamak gerçekten zordur. Yani nötron bombasının öldürdüğü insanlarla birlikte, ille de uygarlığın yapıtı olan müzelerin, bilim laboratuvarlarının, anıtların, tapınakların, okul ve üniversite yapılarının, kitaplıkların, fabrikaların da yakılıp yıkılıp yok edilmesini mi istiyorlar?
Nötron bombasına karşı olanlar bir de şunu unutuyorlar: Nötron bombasının patlamasıyla ölecek olanlar hiç bir zaman uygarlığın sahibi olan biz uygar insanlar olmayacağız.
"Sanat Dergisi", 6 Mart 1978

-Aziz Nesin, Yüz Liraya Bir Deli, Nesin Yayınevi, 1961, Syf.105-

     

9.7.14

Bikini Giymek Bu Kadar Kolay - So Easy to Wear a Bikini

yaz diyeti

Sınav da geçip gittiğine göre tatile gidebilir, bikinilerimizle plajlarda salınabiliriz demektir :) Tabii bunun için biraz önceden çalışmak gerekiyordu ama olsun güzel bir diyetle ağustos sonuna yetişebiliriz. Aslında diyet demek istemiyorum, bahsetmek istediğim -ruhen ve bedenen- sağlıklı yaşamak. Saman alevi gibi popüler olan ve temelinde açlığın yattığı Zart diyeti, Zurt diyetine kesinlikle karşıyım. Sonuçta hepimiz ne yememiz gerektiğini az çok bilen insanlarız. Evet bazı konularda kulaktan dolma diyet listeleri ile öğrendiğimiz yanlış bilgilerimiz var ama düzeltilmeyecek şeyler değil. Hadi başlayalım;

-Bilmemiz gereken ve kesinlikle aklımızdan çıkarmayacağımız şey yatarak zayıflanmazzz!!! Diyet miyet bi yere kadar size kilo verdirebilir ama dikkat etmeniz gereken vücudunuzdan ne kaybettiğinizdir. Eğer yağlarınızı yakabildiyseniz ne ala ki genelde sadece diyet ile vücudunuzdaki en en enn çok ihtiyacınız olan su uçar gider -ki bu istediğimiz son şey- sonuçta gelsin halsizlikler gitsin hastalıklar...

-Bilimsel araştırmalara göre vücudumuz için en uygun kondisyon saati 16:00'da başlıyor. Açıkçası bu saat -çoğumuz için de olduğu gibi- pek de bana uygun değil. Hem zaten "....." bahsettiğim gibi sporun, hareketin saati olmaz! Bize ne vakit uygunsa en iyi saat odur. Yeter ki Hadi! diyip atalım kendimizi dışarı! 

-Tamam iyi hoş spor yapalım da ne yapalım yahu? İşte burada iş biraz da sizin vücut tipinize göre değişiyor. Ben genel olarak göbek, kol ve iç bacak bölgelerimden şikayetçiyim ve programım da buna göre. Yine de belki size de fikir vermesi amacıyla sizinle paylaşacağım tabii ki;

  • Haftada en az 4 gün 45 dakika orta tempolu yürüyüşe ilave olarak aşağıdaki hareketler yapılacak! (Hareketlerin nasıl yapıldığını daha iyi anlamak için resmin üzerine tıklayabilirsiniz. -2*10 = 2 defa 10 tekrar demektir-)
  • 2*10 Push Ups

push ups
  • 2*10 Sit Ups
sit ups
  • 2*15 Squats
squat
  • 2*10 Lunges
lunges

  • 50 Jumping Jacks
jumping jacks
  • 30 saniye Wall Sit

wall sit



-Bu program ilk 30 gün için. Dikkat etmemiz gereken bir diğer nokta ise; hareketleri belirtilen sayıda ve tam olarak yapabilmek. Bunu becerebilirsek, kaslarımız hareketin temposu ile yağlı bölgelerin erimesini sağlıyor. İşte bu kadar kolay!!

- Diyet konusunda yine uzun uzun yazacağım ama nolur nolur uzak duralım şu 'Beyaz Şeker'den!! En azından şu andan itibaren çayımızı kahvemizi şekersiz içelim. Yıllardır şekersiz çay kahve içiyorum ve eminim ki şeker onların tadını mahvetmekle kalmıyor yararını da ortadan kaldırıyor!

Bekle beni denizz!!!





Önemli Not: Kendi deneyimlerimi burada paylaşmak ve kendi kendimi motive etmek adına yazılan bu posttaki bilgiler herkes için uygun olmayabilir!
Sevgilerle..

KPSS Sonrası

kpss

KPSS bir kaç gün önce bitti ama ben anca yazabiliyorum. Sorular hakkında bir şey söylemek gerekirse zor bir sınav değildi. Kpss sınavındaki sorular takip ettiğim kadarıyla sosyal medyada baya bir tartışma konusu oldu. Özellikle 'telefon kulübesinde halay' sorusu ile ilgili karikatürler, resimler, capsler aldı başını gitti :)

kpss2

Sınav nasıl geçti, sorular nasıldı, kolay mı, zor mu?? hiç umursamıyorum. En nihayetinde bitti ve kpss stresinden kurtuldum. Sonuç kötü gelirse de daha genciz taşı sıksak suyunu çıkartırız alimallah!


26.6.14

KPSS Aşkı - Love of Exam

kpss
40 gün... KPSS Sınavına girene kadar 40 gün çalışmış olacağım. Sonucu ben de çok merak ediyorum. Çalışıyorum dediğim de sadece tarih ve vatandaşlık bir de coğrafyada denemelerde yapamadığım konular. 

Hadi bakalım, rast gele :)



kpss

I am studying about 30 days for an important exam and also have 10 days. Normally people do this in 3 or 6 months! I really wonder the results :) 

Loves..



<a href="http://www.bloglovin.com/blog/12529847/?claim=85k4ab3dyax">Follow my blog with Bloglovin</a>

17.6.14

Tatil Aşkı - Love of Summer

Kapadokya

Ayy ayy ayy!!! ne gelmez yazmış kardeşim ya! Valla gözlerimiz yollarda kaldı. Yağmur bereket ama yazı, güneşi, sahili, deniz de özlemedik değil yani :) 
Ben öyle 5 yıldızlı otele gideyim de her istediğim ayağıma gelsin tarzında tatillerden hoşlanmadığım için kendime bolca alternatif bulabiliyorum. Mesela kapadokya turu yapmak muhteşem olabilir. Hem havalar da cehennem sıcağı olmadan önce gitmek akıl karı. Kafaya koydum gideceğim ben buraya arkadaş! Özellikle Tolga Çevik'in Patron Mutlu Son İstiyor filmini izledikten sonra bi heves aldı beni. 

Dudhsagar Fall

Böyle şelaleler, çaylar, dereler hele bir de bu kadar yeşil içinden akıp gidiyorsa tam benlik. Burada yaşayabilirim :) Tren yolculuğu da en sevdiğim ;) Kardeşimle Ankara'dan Kars'a kadar trenle gittiğimiz bir maceramız var. (Evet kardeşimi çok özledim, neyse ki gelmesine az kaldı)

Kefalonia

Evet biliyorum çok güzel gözüküyor, hı hı biliyorum şimdi orada olmak vardı. Kısmet anacım bi gün gideriz biz de? 2 yıl önce buraya çok benzeyen bi yerde kamp kurmuştuk. İnsan eli değmemiş bir yerdi. Gece hiç bir ışık yok, araba sesi yok, etrafta köpekler, tavuklar, atlar... Hem de Antalyada :) Oraya tekrar gitmeyi çokk istiyorum!!

İşte böyle tatil planları yapmak çok güzel ,umarım gitmek de nasip olur.





26.5.14

Love of Cardio

Daha önce de bahsetmiştim yaz geliyor spor yapıyorum, yediğime içtiğime dikkat ediyorum diye. Ediyorum tamam da bazen de kaçamaklar olmuyor değil! Kendime çok kızsam da bir türlü durduramıyorum. Bazen 'aman ya  bir kere geldik dünyaya ben de böyleyim ne yapayım yani' derken bazen de 'ya  ben bu kadar iradesi zayıf birisi miyim yemesem ölmem ya' diyorum. Özet olarak ben bu aralar kendimle baya bir çatışma içerisindeyim. Bu arada da spor yapmaya başladım ve onunla aramız gayet iyi :) Kendisinden çok hoşlanıyorum. O da bana karşı boş değil :)


Neyse zevzekliği bir kenara bırakırsak spora ilk başladığımda ne giymeli, nerede yapmalı?? sorunlarıyla baya bi cebelleştim. Ama bir şekilde rutine bağlanınca olay daha rahatladım tabi. Size de bu sorulara verdiğim cevaplardan bahsedeceğim;

-İlk iş olarak güzel bir yürüyüş ayakkabısı aldım. İnternetten biraz araştırdım ve kafamda 2-3 model oluştu. Bu modelleri deneyince Nike LunarGlide+ 5 o kadar rahatlattı ki başka bir ayakkabı alamazdım.

-En zor aşama spor kıyafetleri! Aslında her ne kadar şort - tişört giymek istesem de Ankara'da benim oturduğum yerde pek mümkün değil. Decathlon'dan siyah bir tayt ve pembe bir üst ile işimi hallettim. 

-Salonda tıkış tıkış spor yapma fikri cazip gelmediği için en güzel mekan olarak parkları seçtim. Eve yakın 3 park arasından favorim Çiğdem Parkı. İnişli çıkışlı bir parkur olduğu için beni zorlaması hoşuma gidiyor. Ayrıca parkur kısa ve böylece çok çabuk turlayabiliyorum. Toplam mesafe değişmiyor ama çabuk çabuk tur atmak oldukça motive ediyor.

-Asıl sıkıntı ne zaman spor yapmalıyım? Standart bir iş saatim olmadığı ve aynı zamanda yüksek lisans yaptığım için bana ne zaman uygun olursa o zaman çıkıp koştum, yürüdüm. Zaten stresli hayatıma illa şu gün spor yapmalıyım diyerek ekstra bir stres  unsuru daha eklemedim. Sonra farklı zamanlarda koşmanın daha iyi olduğunu çünkü vücudu şaşırtarak aynı tempoya alışmasını önlediğimi (bak sen :)) öğrendim.

-Dışarı çıksam da çıkmasam da buradaki egzersizleri yapmaya çalıştım.

-Akşamları uyumadan önce rahatlatıcı yoga hareketleri ile vücudumu yağ yakmaya uygun hale getirdim.

-Uyku saatlerimi düzene soktum.  Az uyumanın, bedenin yağ depolamasına, metabolizmanın yavaşlamasına ve daha fazla yeme istediğine yol açtığını aklımdan çıkarmadım.

Bu kadar yazdın da senden ne haber derseniz, ben hala obur gibi yediğim için çok yavaş bir değişim söz konusu malesef :(


Hadi size kolay gelsin!!




I've mentioned before, doing sports because summer is coming. I would not be okay sometimes not  getaways! I'm very mad at myself I can not stop eating :)
Sometimes I say "whatever I came into the world once so what do I do I'm like" but sometimes "am I weak like this?" Whatever I do cardio for a long time anda I have sometimes clues ;)

-The first job I got a nice walking shoes. Did some research at Thé internet and choosed 2-3 model in my head. And when I tried them Nike LunarGlide + 5 was so relieved I did not get a shoe on the other.

-The most difficult stage sportswear! In fact, I wanted to wear a T-shirt and short but it is so difficult in Ankara where I sit in. From Decathlon with black tights and a pink top I've done my job.

-I chose the parks because doing sports at the gym salon is not a good idea for me. My favorite park from three parks close to home is Çiğdem Park. Because it has a bumpy trails I like to force me to. In addition, short trails and so you can very quickly tours. Quick quick tour but not change of total distance, but rather motivate.

-The real problem when do sport should I do? Since there is not a standard business hours and also for my master's degree, if appropriate, then I ran, I walked.

-Already I have a stressful life so I do not added an extra element of stress with saying I do my sport definite days. Then I learned thst it is better to run at different times because her body to get used to avoid surprising that the same tempo (wouuv :)) 

-I go out for sport or not I should have tried to do the exercises in here.

-In the evening, before going to sleep relaxing with yoga moves I brought my body to burn fat suit.

-I streamline sleeping hours. Less sleep cause your body into fat storage, metabolism to slow down and that leads to more eating out of my mind that I not want.

Come on, come easy to you!!

12.5.14

Pasta Aşkı - Love of Cake


Hafta sonu anneler günüydü ve ben annemden uzak olduğum için biraz buruk geçti. Aslında anne olacak yaşa da gelmedim değil :) "Evde anne var" hissi olsun diye kalktım kek yaptım. Sonra da oturdum bayıla bayıla tek başıma yedim. Kendimi nasıl övdüm anlatamam. Adeta usta bir şef elinden çıkmış harika kekimin (!) tarifini de sizinle paylaşayım istedim. Siz de belki annenize yaparsınız. Her şeyi devletten beklememek lazım dimi?

Malzemeler;

Kek için
-4 yumurta (oda sıcaklığında olursa iyi olur olmazsa da canınız sağ olsun),
-1 su bardağı toz şeker
-1/2 çay bardağı ılık su
-1/4 limonun suyu
-1 paket kabartma tozu
-1 paket vanilya
-1 su bardağı tepeleme un
-2 çorba kaşığı kakao (ben kakao yerine hazır çikolata sosu tozundan kullandım)
-1 fiske tuz

Ara malzeme

-Vanilyalı puding
-2 su bardağı süt
-Çilek reçeli

Süsleme

-Krem şanti
-3/4 su bardağı süt
-Çilek reçeli

Yapılışı;




Yapılışı çok basit diyemeyeceğim ama çok zevkli. Yumurta sarısı ve şekeri krema gibi olana kadar çırpalım. Limon suyu ve ılık suyu ilave edip tekrar çırpalım. Vanilya, kabartma tozunu ilave edelim, unu eleyip kakaoyu da ekleyelim. Tahta kaşıkla alt üst ederek karıştıralım. Bu aşamada biraz nazik olmalıyız :) Ayrı bir kapta sarılarını aldığımız yumurta beyazlarını kar beyaz olana kadar çırpalım. Hazırladığımız kek karışımına ekleyip tahta kaşıkla nazikçe alt üst ederek karıştıralım. 180 derece fırında pişirelim. Fırına ısıya dayanıklı bir kap içerisinde su koyarsak daha yumuşak oluyor. Pişip pişmediğini kürdan testi ile anlayabiliriz (Gerçi kokusundan da anlaşılıyor :)). Kek çok güzel kabarıyor ve çok yumuşak tarifini buradan aldım, resimlerim de ona benzemiş :) Ellerine sağlık bu tarife bayıldım.




Keki ikiye bölüp iki parçayı da çilek reçelinin suyu ile ıslatalım. Süt ile hazırladığımız vanilyalı pudingi ve çilek reçelindeki tanelerden birazını keklerin arasına koyup üzerini de süt ile hazırladığımız krem şanti ile süsledik mi taa taaamm!! Pastamız hazır!



You know yesterday was Mother's Day and my mother wasn't here. So I was upset and made a cake to feel like my mother next to me. I know that is crazy but I miss her so much. What else let's cook :)


Ingredients;


For cake
-4 eggs (at room temp.),
-1 cup white sugar
-1/4 cup warm water
-1/4 lemon juice
-1 packet of baking powder
-1 packet of vanilla
-1 cup flour
-2 tablespoon cocoa 
-1 pinch of salt

Filling

-Vanilla puding
-2 cups milk
-Strawberry jam

To top

-Whipped cream
-Strawberry jam

Place eggs yolk and sugar in a bowl. Use a whisk or a hand mixer to blend the them well. Add water and lemon juice and mix again. Add baking powder, vanilla, flour, salt and cocoa and stir gently. Whisk eggs white until make a cream. pour it to the batter. Stir gently. Pour the batter into the cake pan. Put the pan in the oven and bake the cake at 180 C. Divide into two. Spread puding and jam between cakes. Cover the cake with whipped cream and put some strawberry on it. Bon appetit!

(P.S. I used this recipe)

25.4.14

Bitki Aşkı - Love of Plants

Bahar geldi a dostlar. Doğa resmen uyandı, şöyle bir gerindi, bütün güzelliklerini serdi ortaya. Bu güzel havalardan mıdır nedir bu aralar bende bir saksı-çiçek aşkı uyandı. Sürekli bir şeyler ekip dikmek istiyorum. 2 hafta önce domates biber fidesi aldım. Getirdim ofise camın önüne ektim. Yanlarında bir de muz ve kaktüs var. Bakışıp duruyoruz :)  Dün Sakarya Caddesinde dolaşırken ayaklarım yine çiçekçinin önünde çakıldı kaldı. Bir tanesini gözüme kestirdim. Beyaz beyaz çiçekleri var, adı küpeli'imiş. Hemen aldım. Tomurcuk olanını seçtim ki çiçek vermesini izleyebileyim. 

Açınca böyle bir şey olacak ablası :)



Bu aralar her yerde var saksı çiçekleri hem de tam ekim zamanı. Siz de alın bir tane mutlaka tatlı tatlı bakışırsınız.



I like flowers too much especially these spring days. I wanna grow everything like tomato, banana or cactus... Yesterday when I walk around street, saw a florist and bought a potted plant. It will be ready for blossom in a few days. It will be like this;


You should buy flowers like this for looking each other :)




16.4.14

Love of Lace Bra

Açık konuşmak gerekirse modayı takip etmem, canım ne istiyorsa onu giyerim. Moda terimlerini de hiç bilmediğim gibi belli bir tarzda da giyindiğim görülmemiştir. Lise yıllarında kullandığım kıyafet ve aksesuarlardan hala kullandıklarım var mesela. Fakat hazır giyim markalarının modayı takip ediyor olması bizi de haliyle modaya uygun giyinmek zorunda bırakıyor. Diz üstü çizmelerin vahim bir şekilde moda olması gibi :(

Moda olduğuna sevindiğim şeyler de var. İşte bu dantel südyenler gibi :) Seviniyorum çünkü moda olunca daha çok çeşit ve geniş fiyat aralığında bulmak mümkün oluyor. Mesela bunu Intimissimi'den bulabilirsiniz.


Yani bu resimde Tamara Lazic'in fiziğini mi kıskanayım, O muhteşem manzarayı mı kıskanıyım, yoksa o caanımm südyeni mi? Daha fazla bakmak istemiyorum, geçelim :(


En sevdiğim Oysho'cuğum durur mu durmaz tatlışımm... Sen dantel südyen yapmasan da bir numeromsun zaten.

En sevdiklerimi sona sakladım. Bunları giyerek ipek sabahlığımla salınmak istiyorummm...



Ankara'nın neresinde bunları giyeceğimi düşünmek istemiyorummm... Benim olsunlar istiyorummm Bana Ne Yaaa!!!